Moda internete taşındığından beri herkes bu döngünün içerisinde kimi zaman okuyucu bazen de yazar tarafında yer alıyor, ve giderek kalabalıklaşıyor online mode/giyim sektörü. Biraz araştırınca gördüm ki türlü türlü birbirinin kopyası benzeri e-ticaret siteleri, bir sürü bireysel çabanın ürünü özel butikler, bir de ikisinin de ortak paydası moda blogları. Herşey harika, gelişiyoruz, kırsalda yaşayanlar da artık modayı, trendi sezonun renklerini takip edebiliyor hale geldi. Ama birşeyler eksik, bir ERKEK GİYİM BLOĞU, biz beyler için, varsa da ben bulamadım, olanlar da bayanın yanına koyalım köşeye "kurunun yanında yaş da yanmasın" düşüncesi.
Sanıyorum bu modayı bayan takip eder düşüncesi hegomonyası altında öyle bir eziliyoruz ki, velev ki biraz İstanbul'un dışına çıktınız,etraf felaket giyimli erkekler, "ben burdayım kırmızı takım elbisem de benimle burada" diyen karakterler. Tutup kolundan "birader bu ne hal?" diyesin gelir. Hadi onlar zayıf karakter, cepte para yok abi edebiyatı yapsalar birşey diyemezsin, ya bazı bazı lüks arabalardan inenlere ne demeli? Şu Kızılay'ın dağıttığı "Moncler" montlardan bir tane giyince çok şık olduğunu sanan renk uyumsuzları. Para kültür satın alamıyor ya, milletimin bazı üyeleri ne kadar zenginleşirse zenginleşsin köylülükten kurtulamıyor.
Neyse, erkek adam çok okumayı sevmez, keza çok yazmayı da, biraz maskulin bir blog olsun diyorum, erkek modasına dair değil, giyimine dair yazılar yazılacak bu blogda. "Giyinimimle nasıl farkımı ortaya koyabilirim?" sorusunun cevabı olucak bir nevi. Baştan kabul edelim, herkes bir "Rahmi KOÇ" olabilseydi Türkiye'min GDP'si çoktan trilyon doları geçerdi.
Gardırobunuzu yeniden baştan donatalım demiyoruz, mevcutlarınızı ve makul yeni parçaları nasıl kullanıp, kendinizde farklılığı hissedebilirsiniz onu konuşacağız burada, dilimizin döndüğü, elimizden geldiğince. Çok basit konulardan gireceğiz çünkü Türkiye'min buna çok ihtiyacı var. İstemiyorum ben sokağa çıktığımda sarı cekete sarı gömlek giymiş birini görmek. "Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp." demiş atam. Bir erkek giyim hareketi olsa ülkemde keşke de manav Hüseyin'le tesisatçı Halil usta da nasiplense, keşke. Arada bir uğrar iki göz atarsanız, mevcut bilgi dağarcığınıza göre birşeyler katabileceğinizi umuyorum kendinize baylar.
Bayanların güzel olması hoşunuza gidiyor, aman yanımdaki ince topuklu giysin demesi kolaydı bugüne kadar, artık o beyaz çorapların atılma zamanı geldi Türkiye'm. Vakit buldukça aşağıdaki kimi çok geniş kimi nispeten dar kapsamlı konular hakkında yazacağım. Umarım bir zaman sonra erkek giyimine dair kaliteli nicelikli bir bilgi merkezi haline gelir bloğumuz.
-Gidilecek yere göre giyinmek.
-Takım elbise ve aksesuarları
-Canım Türkiye'min ayakkabı tercihleri
-Kıyafette renk ve desen uyumu.
-Aksesuar kombinasyonları
-Kıyafet satın alırken kaliteyi nasıl anlarız?
-Mağazalardaki ilgili satış danışmanlarının dikkatine!
-Türkiye'de hazır giyim sektörü
Karışık sırayla, Gömlek, Triko, Ceket, Kravat ve diğer ana kalem erkek giyiminin parçalarının türleri, kalitelerinin nasıl anlaşıldığı, modaya nelerin uygun olduğu gibi bir çok konuda yaşadığım, okuduğum, duyduğum bilgileri elimden geldiğince sizlere bu blok üzerinden aktarmaya çalışacağım.
Siz burada okuduğunuz bir ufak bilgi ile belki de alışkanlıklarınızdan birini değiştireceksiniz, giyiminizdeki kalıplaşmanın dışına çıktığınızda belki de farkedilecek ve olumlu geri bildirimler alacaksınız. Bu noktada yüzünüzde bir gülümseme, içinizde beğenilmenin verdiği o mutluluk hissi uyanacak, dilerim.
Cem BIÇAK